11 Ekim Pzt günü demokrasi sınıflandırmalarını tartıştığımız derste Lijphart'ın çoğunlukçu ve çoğulcu demokrasiler arasında ki ayrımını tartışmaya başlamıştık. Bu ayrımın basitçe parlementer sistem ve başkanlık sistemi üzerinden konuşamayacağımızı, bunun yanı sıra yasama ve yürütme arasında ki dengeyi, bu dengeyi oluşturan parti ve seçim sistemlerini ve de iktidarin territoryal yapısını (merkezi-federal yönetim biçimleri) değerlendirmeye almamız gerektiğinden söz etmiştik. Yasama-Yürütme dengesi/ parti sistemleri ve ikitidarın federal-merkezi örgütlenmesi üzerinden baktığımızda pekçok demokrasinin arada bir yere denk düşmekte.
Bu hafta bu sınıflandırmanın ortadan kalkmakta olup olmadığını konuşacağız. Örneğin çoğunlukçu demokrasilerin en önemli özelliği olan iki parti sistemi son İngiliz seçimlerinde olduğu gibi bir dönüşüme uğruyor. Ya da çoğulcu demokrasilerin en önemli özelliği olan zayıf yürütme ve güçlü parlemento ilkesi özellikle doksanlı yıllardan beri dünyanın hemen yer yerinde, çoğulcu demokrasilerde bile, güçlü yürütme ve zayıf yasama şeklinde dönüşüyor. Siyasetin başkanlaşması olarak ifade edebileceğimiz bu egilimin nedenlerinin neler olduğunu konuşacagız bu hafta. Bu eğilimin siyasetin uluslararasılaşması ile ilişkişi nedir? Bu eğilimin ekonomik süreçlerle ilişkisi nedir?
Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Karşılaştırmalı Devlet Sistemleri dersi gayri-resmi blogudur.
16 Ekim 2011 Pazar
Lijphart'ın demokrasi sınıflandırmasının sonu mu?
1 Ekim 2011 Cumartesi
Anayasa, Anayasa
3 Ekim Pzt günkü dersimizde temel olarak anayasa yapım sürecindeki tercihleri ve bu tercihlerin sonucunda ortaya çıkan farklı demokrasi tiplerini tartışacağız. Lijphart'ın makalesi ( Constitutional Choices for Divided Societies) derin bölünmelerin olduğu toplumların anayasa yapım sürecinde karşı karşıya olduğu kurumsal tercihlerin neler olduğunu tartışıyor. Bu makaleyi yine Lijphart'ın kitabı ile (Patterns of Democracy) birlikte okuyacağız. Böyle yaparak bu tercihlerin biçimlendirdiği farklı demokrasi tiplerinin neler olduğunu da tartışmaya başlayacağız. Lijphart'ın temel ayrımı Çoğunlukçu (majoritarian) modeller ile oydaşmacı (consensus) modeller arasında. Lütfen derse farklı kurumsal tercihlerin avantaj ve dezavantajlarını düşünmüş olarak gelin.
Bu linki kullanarak Türkiye'de yapılan anayasa tartışmalarına ulaşmanız mümkün
http://www.anayasa2011.com/
Bu linki kullanarak 1789'dan bu yana yazılan 800'den fazla anayasanın Ingilizce tam metinlerine de ulaşmanız mümkün:
http://portal.clinecenter.illinois.edu/cgi-bin//rview?REPOSID=1
Bu linki kullanarak Türkiye'de yapılan anayasa tartışmalarına ulaşmanız mümkün
http://www.anayasa2011.com/
Bu linki kullanarak 1789'dan bu yana yazılan 800'den fazla anayasanın Ingilizce tam metinlerine de ulaşmanız mümkün:
http://portal.clinecenter.illinois.edu/cgi-bin//rview?REPOSID=1
12 Ocak 2011 Çarşamba
İran'da egemenlik ve devlet sistemi
Derste İran'da seçilmiş ve seçilmemiş organların bir arada bulunduklarını konuştuk. Bunun bir önemli nedeni İran'da egemenliğin halk egemenliği ve kutsal egemenlik arasında paylaşılmış olması, ve İran'daki kurumların yapısının bu iki egemenlik biçimi arasında gidip gelmesiydi. Bu ikiliğin nedenlerini devrim sürecinde bulmak mümkün. Nitekim İran devrimi yalnizca İslam bayrağı altında yürütülmemişti, aynı zamanda "özgürlük, eşitlik, ve sosyal adalet" taleplerine sahip kitlesel bir halk hareketiydi. Devrimin hemen sonrasından Humeyni yandşaları velayet-i fakih kavramını anayasallaştırmaya çalışırken, dönemin resmi Başbakanı Mehdi Bezirgan ve onun takipiçilerine göre de Fransa'nın Beşinci Cumhuriyetini örnek alan İslami ama içeriği demokratik bir cumhuriyeti temel alan bir anayasa oluşturulmalıydı. Sonuçta Aralık 1979'da henüz devrim cok tazeyken ve güçler dengesi tam yerine oturmamışken yazılan ve onaylanan Anayasa'da devrimin ve o anki yönetimin bu ikili niteliğinden kaynaklanan ikili egemenlik fikrini bünyesinde taşıyordu. Edward Abrahamian'a göre ilahi haklar ile insan hakları, teokrasi ile demokrasi, hakkın sesi ile halkın sesi, ruhani otorite ile halk egemenliği arasında karma bir düzendi bu. Bu karma düzenin sahip olduğu iç çelişkilerin üstsesinden gelmek için devrim sonrasında pek çok yasa değişikliği yapılacak, kurumlar arası çatışmayı azaltma hedefi ile Takdir Konseyi (Expediency Council) gibi ara kurumlar oluşturulacaktı.
İran hükümetinin bu ikli yapısını aşağıda ki şema gayet iyi özetliyor.
İran hükümetinin bu ikli yapısını aşağıda ki şema gayet iyi özetliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
